Karanlik7 Karanlik7
Merhaba Ziyaretçi Blog Siteme Hoşgeldin ; Bugün

Karanlik7 | Gecenin Karanlığı Hissettirir Yalnızlığı - Karanlıklar ülkesinden karanlık yazılar.. ..

twilight alacakaranlik inceleme

Twilight (Alacakaranlık) | İnceleme

Stephenie Meyer’in gördüğü bir rüyadan etkilenerek yazdığı ve 2004′te ABD’de satışa sunulup ilk haftadan New York Times Bestseller listesinde üst sıralara yerleşen Twilight Serisinin ilk kitabı Twilight (Alacakaranlık), Türkiye’de Epsilon Yayınevi tarafından türkçeleştirilmiştir. Türkiyedeki ilk basımı Twilight severler için tam bir facia olan ve kapak tasarımı ve içerik bakımından birçok eksiği bulunan (ki eksikler konuyu derinden ilgilendiren bölümler) ilk baskıdan sonra kitap pek rehabet görmemiş ve basımı durdurulmuştur. Dharma Yayınlarının telif haklarını kaybetmesi sonucunda Epsilon yayınevi kitabın haklarını alıp kitabı orijinal kapakla ve eksiksiz haliyle tekrar satışa sunmuştur.

İlk Kapak

Twilight bu güne kadar yazılmış vampir kitaplarından oldukça farklı…

Ele aldığı konu her ne kadar insan-vampir aşkı olsa da bize anlatılan vampirlerin farklılığı bizi kitaba bağlıyor. Temel özelliklerin dışında -ki bunlar hız, ölümsüz bir yaşam, harika bir vücut, şuh ve etkileyici bir ses ve bağlayıcı bir koku- dışında bize bu güne kadar anlatılan vampir mitleri ters düz ediliyor.

Tabutta uyuma, güneşe çıkınca yanma, uzun, simsiyah saçlar ve pelerinler, kırmızı gözler, kana ölesiye bağlılık, gümüş kazıkla öldürülme ve haçtan korkma gibi karanlık özelliklerin yerine; beyaza-beyaz kombinasyonla döşenmiş evi, güneşte parıl parıl parlamayı, kısa bakır rengi saçları, kehribar rengi gözleri, vejetaryen olmayı, yakılarak öldürülmeyi ve aşkla dolu olan ama atmayan bir kalbi koyun.

Aşkla dolu olan ama atmayan bir kalp… İşte kitaba bağlanmamızın en önemli nedenlerinden biri… Vampir kitabı okumayı sevmeyenleri bile kitaba bağlayan nokta. Her ne kadar kitap Edward-Bella aşkını konu alsa da ve Bella’nın harika anlatımıyla Edward’da aşık olsakta, kitapta çok daha farklı aşklar var.

Karşılıksız aşklar var. Kalbe değil vücuda dayalı aşklar var. Geçmiş ve gelecekte kesişen aşklar var. Buruk aşklar var. Gözlerin ve merhametin aşkı var.

Twilight severlerin (Twihards, Twilighters ya da Fanpire’ların) çoğu filmde Edward Cullen karakterini canlandıran Robert Pattinson’a vurulsalar da kitaba filmden önce bakmanızı şiddetle tavsiye ederim. Çünkü kitapta Stephenie Meyer tarafından bize yansıtılan aşk filmde çok fazla yansıtılamamış. Edward’ı kendiniz hayal edin derim ben… Öylesi çok daha mükemmel olur sizin için.

Bu küçük öneriden sonra kitabın konusuna gelelim.

Isabella Swan -Bella- annesinin başka biriyle evlenmesinden sonra onlara yük olduğunu düşünmüştür ve Forks’a Amerikanın yılın her günü yağışlı olan eyaletine babasının yanına taşınmaya karar vermiştir.

Sessiz, içine kapanık ve kendine özgü güzelliği ile sıradışı olan bu yeni kızı herkes merakla beklemektedir. Biri dışında…

Bellanın gördüğü anda etkilendiği Edward Cullen…

Gizli ve enteresan tavırlarıyla insanları korkutan Cullen ailesinin en küçük -ki aslında en büyüklerden biri- olan bireyi…

Kardeşleriyle ve üvey olsalarda benzerlikleriyle hayret edilecek derecede güzel olan aile üyelerinin tavırları ve gizliliği Bella’yı korkutmak yerine etkiliyor ve kızımız içinde onlara karşı bir yakınlık hissediyor.

Önceleri soğuk davranan ama git gide açılan yakışıklı Edward Cullen’ın sırrı Bella tarafından keşfediliyor ve baştan beri kıvılcımlanan aşk alev alıyır.

Bella belayı mıknatıs gibi çeken ve beladan korkmayan bir kız olarak Edward’ın sırrını da korkmadan kabul ediyor.

108 yıllık bir hayattan ve zorluklardan sonra ilk defa birine sırrını açan Edward, vampir özelliklerinin etkisiyle ve kendi romantikliği ile Bella’nın gönlünü çalıyor.

Bize çok iyi yansıtılan bu aşkı bozacak tek birşey var ki o da kötü vampirler…

Kendilerine vejetaryen diyen ve insan kanı içmeyerek gözümüzde pekte vampir imajı çizmeyen Cullen ailesini ve Bellayı insan kanı içmekle problemi olmayan kötü vampirler rahatsız ediyor.

Şimdiye kadar yaşadıkları romantik ve komik anlardan sonra gelen bu kötü süprizle Ed-Bells ayrılmak zorunda kalıyorlar çünkü Edward’ın Bella’ya aşık olmasının asıl nedenlerinden olan ağız sulandırıcı ve harika kanı, kötü vampirlerden James’i oldukça etkiliyor.

Daha sonra Stephenie Meyer’ın araya diğer Cullen fertlerini katarak yazdığı aksiyon sahnelerini okuyoruz ve Edward-Bella aşkı süprizlerle de olsa devam ediyor.

Vampir ve aşkın en güzel buluşmasını anlatan bu seriyi okumamak hata olur diye düşünmekteyim. Alıp, okuyup, hissedin ama unutmayın Edward bile 108 yıl sonra mükemmel olmuş Gülümseme


Alıntıdır:

Bugüne Kadar 64142 ziyaretçi (166147 klik) karanlik7'ye uğradı!

Yorumlar Sözler...

karanlik7.tr.gg
Kategoriler
Üye Girişi
Kullanıcı Adı
:
Şifre
:
Şifremi Unuttum?
Sponsor Reklamlar
ANKARA'da 5 Günlük Hava Tahmini
Sponsor
Tavsiye Bağlantılar
  • Link bolumu

  • Anket
    Sitemizi nasıl buldunuz?
     
    Son Yorumlar
    Ana Sayfa
    Yukarı Çık

    Copyright © 2014 | XHTML | CSS | design by k7


    => Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=